|
|
|||
|
|
YÖRÜK ÖZDEYİŞLERİ |
||
|
Yörükler, her toplum gibi, kendi yaşamlarıyla ilgili olmak üzere özdeyişler ve atasözleri üretmişlerdir. Şimdi ben sizlere, bu özdeyişlerden, evlilik ve kadın üzerine söylenmiş olanlardan bir kesit sunmak istiyorum: Öncelikle ve önemle şu noktayı belirtmek gerekir ki; yörükler kadınlara KADIN demezler. KADIN SÖZÜNÜ, karı yerine değil, GÜZEL anlamında kullanırlar. Özellikle yörük kadınları daha çok kullanırlar. Onlar güzel bir şey gördüklerinde : "Pek gadın" Yörükler, kadın yerine KARI derler. Bir de Arapça'dan gelme AVRAT. Her nedense; "Eksik etek" ve, "Çoban kıtlık bilmez Bir başkası: "Garıdan muhtar yapmışlar da, zemheride davar kırktırmış, çadırı da yayılımlı (otlu) yere değil, odunlu yere kondurmuş" Uzmanı olan bilir; Arılar, haziran ve temmuz aylarında oğul salar. Salınan bu oğul, yeni bir arı ailesidir. Bu yeni aile vızıldaya vızıldaya uçar ve kendine bir yuva buluncaya kadar dolaşır. Çoğunlukla doğada özü kovuk bir ağaca yerleşir. Katran, çam, meşe ... gibi. Ama kolay kolay DUT ağacına yerleşmez. İşte dutlu karılı bir özdeyiş: "Dut bedeninde oğul salan arıdan Bilindiği üzere bir yörükte değil, toplumun her kesiminde becerikli ve beceriksiz kadın vardır. Erkekler için de aynıdır ama konumuz o değil. Bu iki tip kadının kıyaslanması, o toplumda hep yapılır durur. Bakın bu konu da yörükler ne demişler: "Avrat vardır gan gurudur Ve devam etmişler: "Garı vardır arpa ununu aş eder Bu yüzden yörük erkekleri evlenirken çok titizlenirler. Evlenecekleri kızın yada kadının, varlıklı aile çocuğu olması üzerinde hiç mi hiç durmazlar. Özellikle SOY SOP üzerinde dururlar. "Aslını ara neslini ara Bir daha: "Asıl azmaz, bal acımaz Yayınlamış bulunduğum "HONAMLI YÖRÜKLERİ" adlı kitabımda, altını çize çize belirttiğim üzere, yörükler evlenirken alacağı kadının yabancıdan değil, yakınından olması üzerinde önemle dururlar. Yani batıda ENDOGAMİ denilen ve tıpba aykırı olan akraba evliliğini yeğlerler. Onlar "alacağım gelin kanımın ucu olmalı" derler. Özdeyişleri de şöyle: "Yabandan alma düveyi Yörükler, dışarıya, yani başka yörük obalarına gelin giden ya da çaresizlik yüzünden başka obalardan gelin alınması konularında da: "Sütlü koyun sürüden çıkmaz" ve; "Ağaç mislinden aşılanır" demişlerdir. Yörüklerde evlilik TEK KARILILIK üzerine kuruludur. MONOGAMİ de denilen tek karılılık. Karısı kısır olmayan yörük erkeği, kolay kolay ikinci bir kadınla evlenmez. İşte özdeyişi: "İki garının kocası Yani çatal kazığın yere batmaması gibi. Ama buna karşılık: "Bir karı bir koca Ancak burada üstüne basa basa şunu da belirtelim ki, yörük erkekleri, pek çok toplumda görülmeyen bir düzeyde kadınlarına hak ettikleri yeri vermesini bilmişlerdir. Atalarına, atalarının geleneklerine bağlı kalarak, karılarına kendi yanlarında eşit davranmışlardır. Yani eski Türklerin karılarına davrandıkları gibi. Hanların, hakanların kurultaylarda hatunlarını yanlarına oturtukları gibi. Yörükler; "At avrat,yiğidin bahtına" deyip yazgıya, kaderciliğe bu konuda boyun eğmesini de bilmişler ve her akıllarına estiğinde "Karım sen benden üçten dokuza boşsun" dememişlerdir. Ama demişlerdir ki: "Özengi vurmadan yürüyen at Ardından: "Vursan da yürümeyen at Diyerek eleştirmemiş de değildir. Ve övmesini de bilmiştir: "Dah demeden yürüyen at |
|||
|
|
|||
|
© Isparta Kent Kılavuzu |
|||