|
KIŞLIK (KIŞLAK) YAŞAMINDAN BİR KESİT
|
|||||||
| Küçük küçük oymakların
dağılarak ulaştıkları, onlar için özlemle kavuştukları birer
yerdir kışlaklar. Her biri için dayalı, döşeli evler varmış gibi içten
gelen duygularla sarılırlar yerlerine .Çadırın kurulacağı yer
bellidir. Çadır kazıklarının bile yerinde durduğunu görünce, az ötedeki
çalının içine sakladığı aleti yerli yerinde bulunca gözler dolar
yaşla. Herkes kendine göre bir yere koşar sevinçle. Gözü yumulu
bulurlar her şeyi, her yeri.
Erkekler, kadınlar, gelinler kızlar, gençler çocuklar.... yaz boyunca ayrı kaldığı biliş biliş topraklarına, çalıya, yatık dallı ağaca, eşek bağladığı köke, deve çökerttiği çukura, meyvesini yediği mersine... yeniden kavuşmanın tadını alır. Sanki onlarda kendisini özlemiş gibi nerede ise kucaklaşırlar. Yine yedi sekiz ay onlarla birlikte olacaktır. Erkekler, Akdeniz'inin ılıman, yağmurlu, sisli, bol avlı kışını onlarla birlikte geçirecektir. Yörük, oğlağını kuzusunu, buzağısını, kulununu köşeğini,... yani dölünü buralarda alır. Keçiboynuzu toplayıp, pestil yaptığı yemyeşil fundalıklar, avcıların tuzak kurup porsuk ve sansar yakaladığı yerler, çobanların aşka gelip kavalına dopdolu solukla üfleyip hökdülü, gıdan, karabüklü çaldığı tepeler, gençlerin göt deşmesi, çırakman, met oynadığı, birbirine gizli gizli baktığı yerler, heyecanlandığı koyaklar... Gebe gelinlerin doğurduğu, tosun gibi çocuklarını uyuttuğu, ninni söyleyerek sevdiği, büyüttüğü yerler, bebeğinin bezini yıkadığı derecikler, sıkıp serdiği mersin ağaçları hep yerli yerinde. Kışlak yurda çadır kurulunca düzen işlemeye başlar hemen. Çoban davar güdeceği yerlere sürüsünü sürer, kadınlar yapacağı işini, bilir. Evin büyük erkeği pazara gider ve hem gereksinimleri alır ve hem de ayrı kaldığı dostlarıyla özlem giderir ..
|
|||||||
|
|||||||
|
|
|||||||
|
|