|
HİTİTLER TARİHİ
M.Ö. 1900 - 1200 yılları arasında
Anadolu'da yaşamış ve büyük bir uygarlık kurmuş olan Hititlerin Doğudan
gelip Anadolu toprakları üzerine yerleştikleri sanılmaktadır.
Hititler geçimlerini çoğunluk
tarım ve hayvancılık yaparak sağlarlardı. Özellikle büyük baş
hayvan yetiştirmekte pek ileri idiler. Hitit kadınlarının toplum içinde
büyük bir yeri ve saygınlığı vardı.
Zengin demir madenine sahip
oldukları için, demiri işlemeyi, demirden yararlanmayı iyi biliyorlardı.
Demirden silahlar yaparlar, savaşlarda bu yeni ve düşmanlarca bilinmeyen
silahlarla, üstünlük sağlarlardı.
HİTİTLER DEVRİNDE ISPARTA
Isparta ve yöresinde yapılan
arkeolojik kazıların buluntularından Baradız (Gümüşgün), Gölbaşı;
Senirce; Göndürle; Atabey, Büyük Gökçeli ovalarından Eğirdir ve Uluborlu'ya
varana dek, tümüyle Hititlerin yerleşim bölgesi olduğu,
buralarda yurt, yuva kurdukları anlaşılmıştır.
Yapılan arkeolojik kazılarda
HİTİTLERİN DEVRİNE ait pek çok pişmiş topraktan yapılmış;
- Boğa
- Aslan
- Çanak
- Çömlek
- Vazo
gibi el yapımı seramik araçlara,
- Taş
- Demir
- Tunç
- Altın
madenlerinin üzerine oyulmuş,
özen gösterilerek işlenmiş küçük el sanatı ürünlerine rastlanmıştır.
FRİKYALILAR
TARİHİ VE
FRİKYALILAR DEVRİNDE ISPARTA
M.Ö. 800-620 arası, 180 yıl
imparatorluklarını sürdürmüş bulunan Frikyalılar; Tuz Gölü'nün Batısı
ile Marmara'nın Güneyinden, Burdur ve İsparta'yı içine alan genişçe
bir bölgede devlet kurdular. Böylece de Hitit İmparatorluğunu yıkmış,
dağıtmış oldular.
Frikya bir çiftçi ve köylü
memleketi idi. Tarımcılığa önem verirlerdi. Bir aydınlar sınıfı
vardı. Alım, satım (ticaret) işleri çoğunlukla Yunan, Foça,
Suriye, Urartu gibi yabancıların elindeydi.
Frikyalılar süs eşyası, ağaç
oymacılığı, kerestecilik, at yetiştirmek gibi işlerde pek ileri düzeyde
idiler. İsparta ve çevresinde
yapılan kazılarda taş ve kaba tuğladan örülmüş yapı kalıntıları;
pişmiş topraktan;
- Çanak
- Çömlek
- Çeşitli vazolar
bulunmuştur.
|
LİDYALILAR
TARİHİ VE
LİDYALILAR DEVRİNDE ISPARTA
M.Ö. 800 -670 arası 130 yıl
süren Lidya Devleti Tire, Manisa, Turgutlu'nun Kuzey Doğusunda bulunan Batı
Anadolu'nun önemli bir yerinde idi. Orta Anadolu'dan Kızılırmak'a oradan da
Mezopotamya'ya giden KRAL YOLU'na; Lidyalılar hakimdiler. Bu durumdan
çok iyi yararlanmasını bilen Lidyalılar alım satım (ticaret) işlerini
ellerine geçirdiler, böylece de çok büyük bir zenginliğe kavuştular.
Anadolu üzerinde ilk kez kendi
adlarına sikke (Madeni Para) kestirende Lidyalılar oldu. Lidya parası
(sikkesi) bir fasulye büyüklüğünde idi.
Lidyalılar Anadolu toprakları
üzerinde kendilerinden önce devlet kurmuş olan Hititlerden ve Frikyalılardan
daha çok Yunan etkisi altında kaldılar. Lidyalılar devrinde Yunanca önem
kazandı.
Isparta kenti ve çevresinde
yapılan arkeolojik kazılarda Lidyalılar Devri'ne ait kültür ve uygarlık
izlerine de rastlanmaktadır.
İRANLILAR
TARİHİ VE
İRANLILAR DEVRİNDE ISPARTA
M.Ö. 708 de kurulan İran İmparatorluğu'nun
Anadolu ve Anadolu toprakları üzerinde bulunan Isparta Kenti tarihi üzerinde
pek büyük ve önemli bir yeri bulunmaktadır.
İranlılar M.Ö. 546 da,
Lidya'yı ortadan kaldırarak, Anadolu'ya ayak bastılar. Kısa bir süre
sonra da Afganistan, Belücistan, Güney Batı Türkistan, Mezopotamya,
Anadolu, Kıbrıs, Güney Kafkasya, Suriye, Lübnan devletlerini de sınırlarının
içine alarak Dünyanın en büyük İmparatorluğunu kurdular.
YUNANLILAR; İRANLILAR DEVRİNDE
ANADOLU VE ANADOLU TOPRAKLARI ÜZERİNDE BULUNAN ISPARTA KENTİ ÜZERİNDE
PEK ÇOK ETKİLİ OLMAYA BAŞLADILAR !
İki yüzyıl kadar süren İranlılar
Devrinde, Anadolu'nun özellikle Ege içlerinde, Isparta kentinin de bulunduğu
Akdeniz kıyılarına göçmen olarak gelip yerleşen Yunanlılar,
yerli halk üzerinde etkili olmaya başladılar. Baskı ve zor kullanarak kültür
ve uygarlıklarını benimsetme çabası içine girdiler, sinsi sinsi bu amaçlarına
varma politikası uyguladılar.
İran İmparatorluğunun yabancı
uluslara ve dinlere karşı olan gevşek tutumundan yararlanıp, devlet
hizmetlerindeki önemli görevleri ele geçirdiler; böylece köşe başlarını da
tutmuş oldular.
- Alım
- Satım
- Taşıma
- Tarım
- Hayvancılık
- El sanatları
gibi para getirebilecek işleri tekellerine aldılar;
buralarda iyiden iyiye örgütlendiler...
|