|
Yalvaç ve çevresinin jeolojik ve jeomorfolojik yapısı Batı Torosların Antalya, Eğirdir kesiminin doğusunda kuzeybatı güneydoğu yönünde Sultan Dağları, Erenler ile Anamas Dedegöl Gidengelmez Dağları'nın arasında, Beyşehir (Karalis) ve Suğla (Trogitis) Gölleri'nin yerleştiği uzunluğu 150 km. genişliği de 20-25 km.yi bulan bir oluk uzanmaktadır.
Yalvaç-Beyşehir-Suğla oluğu da denen bu oluşum 3. Jeolojik zamanın Neojen safhasına tarihlenmektedir. Yalvaç kesiminde kumlu ve killi göl çökeltileri yaygındır. Bunlar arasında yörenin doğa tarihi yönünden çok önemli olan omurgalı hayvan fosilleri de bulunmaktadır. (8-10 milyon yıl öncesine ait olup Kuyucak, Tokmacık yörelerinde yapılan kazılarda ortaya çıkartılmıştır.)
Bu oluğu doğudan çeviren Sultan Dağlan (2000 m.) Paleozoik oluşumdur. Bu büyük oluğun batısında ise yüksekliği bazı yerlerinde 3000 m.ye yaklaşan mesozoik zamanımda oluşumunu tamamlamış olan Anamas Dağları uzanmaktadır.
Sözünü ettiğimiz bu oluk, Yalvaç'ın Yarıkkaya kesiminden başlamak suretiyle Sağır, Kırkbaş, Ayvallı, Çamharman, Bağlarbaşı, Mısırlı, Terziler, Yağcılar,Kurusarı, Akçaşar, Tokmacık, Kuyucak, Çetince, Kozluçay, Dedeçam, Göksögüt köylerinden, Şarkikaraağaç kesiminin ve Beyşehir-Suğla Göllerini içine almaktadır.
Biraz engebeli olmakla birlikte oluğun Yalvaç kesiminde çok verimli topraklar bulunmaktadır. Özellikle Sultan Dağları'ndan ovaya akan sular bölgeyi kuraklıktan kurtarmıştır.
Tarihi çağlarda olduğu gibi tarih öncesi çağlarla da yerleşme alanlarının bu bölgede yoğun olmasından tarihin tüm devirleri boyunca sürekli iskan gördüğünü anlamaktayız.
Strabon (XII,577) ... Phrygia paroreia doğudan batıya doğru uzanan bir çeşit dağ silsilesine sahiptir. Ve onun eteklerinde her iki tarafta geniş bir ova uzanır. Ve onun yakınında kentler vardır. Kuzeye doğru Philomelion ve öte tarafta Pisidia yakınında ki Antiocheia denen kentler bulunur. Birinci kent tamamıyla ovadadır, halbuki öteki tepededir...
Strabon, Sultan Dağları'nın antik adını vermeden (Olympos dağları) bu bölge içinde kuzeybatı-güneydoğu yönlerinde uzanan bu dağların kuzey eteklerinde ki ovada Philomelion (Akşehir) güney etek ve yükseltileri üzerinde Antiocheia (Yalvaç) şehirlerinin varlığına işaret etmektedir. Bugünkü bilgilerimize göre her iki şehrin konumu tam bir uyum içindedir.
Oluğun güney batısının önemli bir kısmını da, Eğirdir Gölü'nün kuzey kesimini oluşturan Hoyran kapsamaktadır. Bu gölün çevresinde yer alan birçok hüyük bulunmaktadır. Günümüzde Gelendost, Hoyran Ovası ve Gençali gibi köylerin göl çevresinde bulunması burada ki iskanın sürekliliğini kanıtladığı gibi, hüyüklerde yaşayan insanların da günümüzde burada yaşayanlar gibi, gölün nimetlerinden yararlandıkları şüphe götürmez bir gerçektir.
Yalvaç bölgesi zengin bir akarsu sistemine sahip olmakla birlikte, suları taşıyan ırmak sayısı fazla değildir. Arazinin kalker ve kumlu olması nedeniyle sular kaynağa yakın yerde kaybolmaktadır. Burada sularını Hoyran gölüne taşıyan iki çay bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, sularını Sultan Dağlarının Kızıldağ ve Çallıkaya tepelerinden aldıktan sonra Kırkbaş , Mısırlı kesiminde büyüyerek Celebtaş ovasından hemen sonra geniş bir yatak içersinde Hoyran Ovasına girer. Buradan sonra Aşağı Tutar arazisi içinden geçerek Gaziri Ovasında geçerek gölün kuzeyine dökülür. Bu çaya (Eleksu) Değirmen Çayı adı verilmiştir. Bu çayın vadisinde birçok yerleşme yeri bulunmaktadır. Hoyran Ovası , Değirmen, Mısırlı vb. Diğeri ve daha uzun olan çay ise antik adı Anthios olan Sel (Yalvaç) çayıdır. Kaynakları Sultan Dağlarının Gelincikana, Hacıaliboz, Kirişli gibi tepelerin eteklerinde olan Köçek , Demirci, Gökçay, Bulanık derelerinin birleşmesinden oluşan bu çay , Anthiocheia Antik kentinin hemen doğu eteklerinden akarak Yalvaç'ın güneyinde daha birkaç küçük dereyi de alarak derin bir yatak içinde Gelendost'a ulaşır. Burada Afşar ovasından güneye dönerek kendisini oluşturduğu verimli ovanın ortasından Eğirdir Gölüne dökülür.
Anthiocheia kentinin doğu eteklerinde derin bir vadi içinde akan Anthios Çayı, şehrin sikkeleri üzerinde de yer almıştır. Bazı araştırmalara göre kentin Anthiocheia adını bir ırmaktan aldığı ileri sürülmekte ise de bu iddia yeterince kanıtlanamamıştır.
|