|
KÜLTÜREL DOKU
İlçe halkının geleneksel yaşam tarzlarının kısmen devam etmesi ilçenin kültürel yapısını da etkilemektedir. Bu özellik bölge insanlarının geleneksel doku içerisinde kültürel kaynaşmasını ve birbirine yakın karakteristik özellikler taşımasını da sağlamaktadır. Ancak son yıllarda gelişen dünyaya paralel olarak geleneksel ve kültürel özellikler kabuk değiştirmektedir.
ADET VE GELENEKLER
Halkın sosyal yaşantısını oluşturan örf, adet ve gelenek görenek değerleri gelişen teknoloji ile unutulmaya başlanmıştır. Günümüzde özellikle köylerimizde düğün, eğlence ve ölüm gibi özel günlerde adet ve gelenekler yaşatılmaya devam edilmektedir. Ayrıca yöresel inançlar da önemli ölçüde mevcuttur. Giyim ve beslenme özellikleri açısından modern Türkiye'nin gerektirdiği benliği taşıyan gelişmelere ve modaya hızlı şekilde entegre olan Keçiborlu halkı konuşma alışkanlıkları açısından kendine has yöresel bir özellik taşır. Konuşmalarda kelime başlarındaki sert harfler yumuşar, bazı kelimelerde harf ve hece düşmesi olur. Yöresel giyim tarzını devam ettiren kadınlar şalvar veya pijama pantolonunu tercih ederler. Kış aylarında yöreye has özel yün atkılar kullanılır.
YÖRESEL DÜĞÜN ÖZELLİKLERİ
Son yıllarda yöresel düğün şekli azalmakla birlikte özellikle geleneklere uyan bölgelerde yöresel uygulamalar kısmen devam etmektedir. Genellikle kız isteme ziyaretleri birden fazla yapılarak ikinci veya üçüncü ziyarette kız verilir. Kızın verildiği gün kahve içme adıyla belirlenir ve böylece söz kesilir. Belirlenen tarihte kız evinde yüzük takılır ve ikramlar yapılır. Sıra ile misafirlerin elleri öpülür. Esbap görme diye anılan elbise ve takıların alınması iki ailenin ve sözlü gençlerin katılımı ile gerçekleştirilir. Oğlan evine getirilen hediyelik eşyalar sandık ile kız evine götürülür. Nişan için tüm davetlilerle bir
araya gelinerek tef adı altında bir eğlence olur. Takı merasimi yüksek sesle anons edilerek yapılır. Düğünden bir gün öncesi akşamı yapılan kına gecesi kız evinde olur. Eğlence sürerken damadın en yakını olan sağdıç tarafından hazırlanan katmer ve çerez tepsisi kına ile beraber darbuka eşliğinde kız evine götürülür. Başına kırmızı bir tülbent örtülen kızın eline kına yakılır. Düğün günü sabahı yöresel yemekler davetlilere ikram edilir. Öğleden sonra aile büyükleri önderliğinde kız evine arabalarla konvoy halinde gidilir. Gelin dualarla baba evinden alınır. Oğlan evine getirilen geline genç kız ve kadınlar bakmaya gelirler. Düğünün ertesi günü yapılan gelin yanı denilen törende hanımlar ve gelin oynar. Gelin oynarken buğday tanelerini etrafa saçar. Buğday bereketin ve mutluluğun sembolü olarak kabul edilir.
YÖRESEL YEMEKLERİ
İlçenin yöresel yemek kültürü geniş bir yelpaze teşkil eder. Bulamaç, cızlama,
dirgit, domates öldürmesi, gömbe, gümnü, haşgeşli aş, katmer, yufka, etli saç böreği,
lokul, oğmaç çorbası, pişi, saksağan beyni, tahanlı ekmek, taş ekmeği, topalak, haşgeşli ekmek, yumurta mıhlaması gibi çeşitler yöresel yemek çeşitlerini oluşturur.
EFSANELER
Keçiborlu'da yıllardır süregelen iki önemli efsane vardır.
Gavur Kırığı Efsanesi
Tarihi dönemi bilinmeyen bir zamanda meydana geldiği söylenen efsaneye göre Aydoğmuş yolundan Keçiborlu'ya inilen yer olan Cavur Kırığı Bölgesinden düşman Keçiborlu'ya saldırı hazırlığındadır. Keçiborlu halkı tarafından gece öküzlerin boynuzlarına mumlar takılarak yakılır ve böylelikle kalabalık bir ordu görüntüsü verilir. Vaziyeti gören düşman şehre saldırmaktan vazgeçerek geriye döner.
Yağbasan Efsanesi
Keçiborlu'nun güneyinde verimli bir ova olan Yağbasan eski Fari Devletinin Yağıbasan şehrinin bulunduğu yerdedir. Bu bölgenin Romalılara ait olduğu ve Büyük İskender'in bu eski şehirden geçtiği söylenir. Bu bölgede Yağbasan'dan başka şehirlerin varlığından da söz edilmektedir. Delil olarak bu çevrede bulunan Haç işaretleri, mezarlar, madeni paralar, tarihi eşyalar ve taşlar üzerine yazılmış Latince yazılar gösterilmektedir. Şehrin bir afet neticesinde yok olduğu söylenmektedir.
EL SANATLARI
Keçiborlu'da el dokuma halıcılığı kırsal kesim kadınlarının uğraş alanlarından birisini teşkil etmektedir. Yurdumuz genelinde el halıcılığını olumsuz yönde etkileyen makine halıcılığı Keçiborlu'daki halıcılığın da gerilemesine sebep olmuştur.
Kırsal kesimlerde yetiştirilen koyunların yünlerinin değerlendirilmesi amacıyla kilim, heybe, çorap, yastık dokumacılığı gibi el sanatları da mevcuttur. Bazı köylerde ev giyim ve çeyiz uğraşları halen devam etmektedir. Elde edilen koyun yünleri kök veya kimyasal boyalarla boyanarak, kadınlar tarafından kirman (tengirek) ile ip haline getirilir. Hazırlanan ipler el sanatları uğraşlarında kullanılır.
Yöresel kilim dokumacılığı ise özel tezgahlarda dokunarak yapılır. Özellikle Kaplanlı Köyünde yoğunlaşan kilim dokumacılığında elde edilen kilimler boyama, dokuma ve desen tekniği açısından çok değerli olup, turistik değer taşımaktadır.
|