AKSU

ANAMAS

 

| Görünümler | Tarih | Kültür | Turizm | Coğrafya |


TİMBRİADA

TYNADA
EURYMEDONN AÇIK HAVA TAPINAĞI
VE ROMA KÖPRÜSÜ

ZİNDAN MAĞARASI


SORGUN MAĞARASI

AKSU VADİSİ
KAPIZ KANYONU
YAYLALAR
MESİRE YERLERİ
TİMBRİADA

Aksu ilçesinin Akcaşar mahallesinin kuzeyinde Asartepe civarında bulunan, antik şehir çok geniş bir alanda yayılmaktadır. Sofular Köyü içerisinde dahi bu antik kente ait mezar taşları çıkmaktadır. Şehir ilçe merkezine 2 km uzaklıkta olup, stabilize yolla rahatça ulaşılmaktadır. Timbriada Aksu yılanlı ovasına hakim tepe üzerinde olup, bina ve tapınak kalıntıları mevcuttur. Şehir G.Hirseh FELT tarafından M.Ö. 2.yüzyıla W.M. Ramsay tarafından M.Ö. 1.yüzyıla ait bulunan bazı yazıtlardan yararlanılarak tarihlendirilmiştir. Şehirde Helenistik çağa ait M.Ö. 2.yüzyılda basılmış sikkeler bulunmuş, koloninin Hadrianus döneminden (M.S. 117 ve 138) Maximunus dönemine kadar (M.S. 222-235) sikke bastığı bilinmektedir. Bu sikkelerden bazıları ve mezar taşları bugün Isparta Müzesinde sergilenmektedir. Pisidia şehirleri listesini veren Stroban, Timbriada'yı da bu şehirler arasında saymaktadır. Bizans döneminde Akrotiri (Eğirdir) Piskoposluk merkezine bağlı olan Timbriada (Gürsu) anlamına gelmektedir. Şehirde şimdiye kadar planlı kazı çalışmaları yapılmamıştır, yapılacak olan planlı bir kazı çalışması yöre tarihine ışık tuttuğu gibi, kültür turizmini gelişmesinde yardımcı olacaktır. 

TYNADA

Aksu'nun 8 km doğusunda Terziler köyünde çevreye hakim olan Sivri tepesi eteklerinde kurulan şehir, Karağı ve Koçular Köyü sınırları içersine kadar uzanmaktadır. Şehirde bugün tapınak ve bina kalıntılarının bazıları ayakta olup yazıtlar ve mezar taşlan bulunmaktadır. Şehrin hangi tarihte kurulduğu ve adının nereden geldiği bilinmemekle beraber yörenin adı olan "Tuwana"dan geldiği, şehrin tapınak ve bina kalıntılarından Helenistik döneme ait olduğu anlaşılmaktadır. Birde şehirde dikkati çeken en önemli yapı Sivri tepesinin güney yüzeyinde bulunan kaya mezarıdır. Antik kente Terziler köyünden stabilize yol olup ulaşımı güçtür. Koçular Karaboğaz'ı mevkiinden 1 km bir tırmanışla şehre daha çabuk ulaşılabilir. Yapılacak araştırma ve kazılarla hem şehrin gerçek kimliği ortaya çıkacak, hem de Aksu'nun en önemli turizm merkezlerinden birisi olacaktır. 

EURYMEDONN AÇIK HAVA TAPINAĞI VE ROMA KÖPRÜSÜ

Zindan mağarası önünde yer alan açık hava tapınağı Romalılar tarafından inşa edilmiş olup, ibadet yeri olarak kullanılmıştır. Mağara önüne sırası ile üç teras yer alır. Mağara ağzı taş duvarla örtülmüştür. Mağara girişinin sağ tarafından Eurymedon tanrısının durduğu yer vardır. Teraslar, kesme kireç taşlarından örülmüş olup, Eurymedon tanrısının durduğu yerden köprü çaya inen merdiven basamakları yer almaktadır. Kutsal alanın karşısında mezarlık bulunmaktadır. Mağara önünde yapılan tünel kazıları sırasında Eurymedon tanrısının (Köprüçay Tanrısı) heykeli olup, bugün Isparta Müzesinde sergilenmektedir. Bu kutsal yerin en önemli kısımlarından birisi de Taşköprü'dür. Kesme kireçtaşlarından yapılan bu köprü haçsızdır. Elips şeklinde olan köprünün kilit taşına Eurymedon Tanrısının başı ters olarak işlenmiş olup, bugün ise maalesef tahrip edilmiştir. Zindan mağarası, açık hava tapınağı, Taşköprü, Zindan vadisi ve Köprüçay muhteşem bir kompozisyon oluşturmuş olup, büyük turizm potansiyeline sahiptir. 

ZİNDAN MAĞARASI

Aksu vadisi içersinde 3.Jeolojik zamanda oluşmuş 765 m. uzunluğunda bir mağaradır. İçersinde bulunan yeraltı deresi sularının, cildi güzelleştirdiği söylenen mağara, ilginç sarkıt, dikit ve mağara incilerine sahiptir. Mağara girişi geniş daha sonra ise daralan bir koridora (12m. Kadar) sahiptir. Geniş olan ağız kısmının tavanında binlerce yarasa yaşamaktadır. Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde mağaranın ağzı kapatılarak bir nevi sığınak ve ibadet yeri olarak kullanılmıştır. (Eurymedon açık hava tapınağı) 2863 ve 3336 sayılı yasalar uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir II numaralı Kültür ve Tabiat varlıklarını koruma Kurulunun 15.6.1988/307 no'lu kararı ile doğal ve arkeolojik sit projesi yapılmış olup, mağaranın ilk 50 m.'sinde bulunan yarasa kolonisinin ve " Zindan" özelliğinin kaybolmasına dikkat edilmektedir. Mağaraya gelen turist sayısında büyük bir artış beklenmektedir. 

SORGUN MAĞARASI

Aksu ilçesinin Sorgun yaylasında Anamas Dağlarının güney eteklerinde bulunan mağara ilçeye 8 km uzaklıkta olup, her türlü araçla mağaraya gidilebilir. Sorgun mağarasının Anamas Dağlarının oluşturan II.zamana, ait Jura-Kratese yaslı kireçtaşları içersinde bulunmaktadır. Kuzeydoğu-Güneydoğu gidisli fay zonuna dik doğrultuda büyükçe bir çatlak boyunca açılmış olan mağara, 302 m. uzunluğundadır. Mağara oluşumları açısından muhteşem bir zenginliğe sahip olan mağaranın tabanında bir yeraltı deresi mevcuttur. Mağaranın yüzeye açılan iki ağzı vardır. Çok dar olan birinci ağızdan mağara içersindeki su boşalmaktadır. İkinci ağız ise birinci ağızdan on metre girilir. 15 m. düşey inildikten donra mağara tabanına ulaşılır. Tabanında sürekli su bulunan mağara, yaklaşık 15 m. yükseklik 3-5 m. genişliğinde doğuya doğru kavisler yaparak devam eder. Zaman zaman daralıp genişleyen mağaranın bazı kesimlerinde 1-1.5 m.'ye ulaşan su derinliği ilerlemeyi biraz güçleştirir. Girişten itibaren olağanüstü güzellikteki sarkıt, dikit, sütun gibi mağara oluşumları insanı karşılar. İnsanı son derece cezbeden oluşumlar mağara sonuna doğru azalır ve daha küçük boyutlu genç yapılar şeklinde gözlenir. Mağara, tabanındaki suyun tavanla birleşmesiyle son bulur. Mağara Turizm için çok elverişlidir. 

AKSU VADİSİ

Aksu ve Zindan Mağarası birbirini tamamlayan ve birlikte düşünülmesi gereken değerlerdir. Bu jeolojik-Jeomorfolojik ve tarihi güzellikler koruma altına alınırken vadi içersinde Sorgun ve Zindan mağaraları arasında ve Koprüçay'ı boyunca yapılacak tekno-park ve olta balıkçılığı türünde çalışmalarla turizm açısından daha iyi olacaktır. Karbonatlı kayalar içersinde açılmış olan vadide 1-1.5 m. yüksekliğinde şelaleler bulunmaktadır. Kendine özgü jeolojik ve jeomorfolojik yapısıyla ilkbahar ve yaz mevsimlerinde gerek dinlenme ve olta balıkçılığı açısından, gerekse kelebek koleksiyonculuğu ve kuş türleri açısından eşsiz güzellikte bir yerdir. Ayrıca Zindan mağarası kısmındaki EURYMEDON açık hava tapınağı ve tarihi Roma Köprüsü'yle cazibesi daha da artmaktadır. 

KAPIZ KANYONU

Yaka Köyü yakınlarında Dedegöl Dağı'nda yer alan kanyon bir tabiat harikası olup, kanyonun içersinde şelaleler mevcuttur. Ayrıca çınar, çam, ardıç ve bir çok bitki örtüsünün ahenkli rengi vadiye ayrı bir güzellik katmaktadır. Yeterince bilinmeyen bu kanyon içersinde bir çok kuş ve hayvan türü yaşamaktadır. Kanyon içersinde yer alan İnice Mağarası'nın ağız kısmından bahar aylarında su akmaktadır. 

YAYLALAR

Yayla yönünden zengin olan Aksu, büyük bir yayla turizmi potansiyeline sahiptir. Anamas Dağı'nda çayır ve Sorgun yaylaları, Dedegöl Dağı'nda da Kuzukulağı yaylası vardır. Bu yaylalara ilaveten Sarıalan, Köklü, Koçular, Barak ve Çukurca yaylaları da görülmeye değerdir. Yaz aylarında bunaltıcı sıcaklardan kaçan kimseler soluğu bu yaylalarda alarak kamp yapmaktadırlar. Soğuk suları ve serin havası ile kentlerin gürültüsünden uzak olan yaylalarımıza her türlü araçla gidilmektedir. Kızılcam, ardıç, sedir, meşe ve bir çok orman bitkisinin olduğu kekik kokulu yaylalarımız yaban hayatı ve av turizmi için uygundur. Sincap, Kurt, Keklik, Tavşan, Tilki, Sansar, Domuz, Çakal, Porsuk ve birçok ötücü kuş türü yaşamaktadır. Dedegöl ve Anamas Dağları jeomorfolojik yapıların tam olarak tanıtılmasıyla turist akınına uğrayabilir. 1975 yılında biyoloji profesörü Hasan PEŞMEN Dede göl Dağı'nda kısa bir sürede 213 çeşit bitki türü keşfederek, buraların dünyanın en zengin ve sayılı yerleri arasında olduğunu kanıtlamıştır. 

MESİRE YERLERİ

İlçemizin her tarafı mesire yeri olmasına rağmen bunlardan iki hektarlık alanda bulunan Çanyol Ormaniçi dinlenme yeri ile bir hektarlık Başpınar Ormaniçi dinlenme yeri önemli piknik yerleridir. Akkaya, Barak, Karacahisar Pınargözü, Kuzukulağı, Zindan Deresi, Yaka Kapızı, Sorgun ve Çayır yaylaları diğer piknik ve dinlenme yerleridir.

 
 
   
 

Isparta'ya Ayrımlı Bir Bakış